Reklam

"Taş Tepeler Tanıtım Toplantısı" Şanlıurfa'da yapıldı

  • Güncelleme: 23.09.2021 22:21
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: "Göbeklitepe tek ve yalnız değildir"

"Proje çerçevesinde, iki bölgede sürdürülen yüzey araştırmalarıyla yeni yerleşim yerleri tespit edildi. Halen Göbeklitepe, Karahantepe, Gürcütepe, Sayburç, Çakmaktepe, Sefertepe ve Yeni Mahalle Höyüğü olmak üzere 7 alanda arkeolojik kazı çalışmaları sürdürüyoruz''

''Önümüzdeki günlerde, projenin 2021-2024 yılları arasını kapsayan ilk etabı dahilinde Ayanlar, Yoğunburç, Harbetsuvan, Kurt Tepesi ve Taşlıtepe yerleşimlerinde de kazılara başlanacak. Söz konusu alanların bir kısmında jeomanyetik ve jeo-radar ölçümleri gerçekleştirildi. Kazılara paralel şekilde ölçüm çalışmaları da sürdürülecektir"

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtım Ajansı (TGA), dünya üzerindeki ilk yerleşik yaşam ve sosyal topluluk örneklerine ev sahipliği yapan Taş Tepeler'i tanıttı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla Şanlıurfa Müzesi'nde gerçekleştirilen etkinlik, Karahantepe ve Neolitik İnsan Sergisi Açılış Töreni'yle başladı.

Törende konuşan Ersoy, Türk kazı çalışmalarının sayısının 57'den 147'ye, kazı ve araştırmalara aktarılan toplam ödenek miktarının 1,9 milyon liradan 58 milyon liraya ulaştığını söyledi.

2018'de UNESCO Dünya Miras Listesi'ne giren Göbeklitepe'nin , arkeolojide ve ilgili tüm branşlarda bilgileri güncellediğini dile getiren Ersoy, "Biz ona 'Tarihin Sıfır Noktası' dedik. Şimdi o noktayı daha derine ve muhtemeldir ki çok daha geriye çekeceğiz. Çünkü Göbeklitepe tek ve yalnız değildir." dedi.

Bakan Ersoy, proje kapsamında gerçekleştirilecek 12 kazı çalışması ile Şanlıurfa'nın sözcülüğünde, Anadolu'nun insanlık tarihine yaptığı katkının bilinmeyen hikayelerine tercüman olacaklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu proje çerçevesinde, iki bölgede sürdürülen yüzey araştırmalarıyla yeni yerleşim yerleri tespit edildi. Halen Göbeklitepe, Karahantepe, Gürcütepe, Sayburç, Çakmaktepe, Sefertepe ve Yeni Mahalle Höyüğü olmak üzere 7 alanda arkeolojik kazı çalışmaları sürdürüyoruz.

Önümüzdeki günlerde, projenin 2021-2024 yılları arasını kapsayan ilk etabı dahilinde Ayanlar, Yoğunburç, Harbetsuvan, Kurt Tepesi ve Taşlıtepe yerleşimlerinde de kazılara başlanacak. Söz konusu alanların bir kısmında jeomanyetik ve jeo-radar ölçümleri gerçekleştirildi. Kazılara paralel şekilde ölçüm çalışmaları da sürdürülecektir."

Yurt içinde 8 ayrı üniversitenin dahil olduğu 12 kurum ve kuruluş ile iş birliği planladıklarını vurgulayan Mehmet Nuri Ersoy, "Bu doğrultuda İstanbul Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve Ankara Bilim Üniversitesi arasında doğrudan iş birliği protokolleri imzalandı. Ayrıca 5 ayrı ülkeden 8 ayrı üniversite ile 4 uluslararası akademi, enstitü ve müzeyi de Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi'ne dahil ettik. Japonya, Rusya, Almanya, İngiltere ve Fransa ile geniş bir uluslararası yelpaze oluşturduk." değerlendirmesinde bulundu.

Ersoy, Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi'nin bugüne kadar Türkiye'de yapılmış en büyük ve kapsamlı arkeoloji projesi olduğunu ifade ederek, "Üstelik bu süreç sadece araştırma ve kazı çalışmalarından ibaret olmayacak. Başta Uluslararası Dünya Neolitik Kongresi olmak üzere çok sayıda uluslararası bilimsel toplantı ve etkinliklerin yanında, ziyaretçi karşılama ve tanıtım merkezleri, sergi ve çevre düzenleme projeleri, ulaşım ve altyapı düzenlemeleri gibi bir dizi uygulamayı da hayata geçireceğiz. Bütün bunlar için cari ve personel giderleri hariç 127 milyon lira tutarında bir kamu yatırımı öngörülmektedir." dedi.

Proje sürecinin ve çıktılarının güncel olarak paylaşılacağı bir web sitesi tasarlandığını vurgulayan Ersoy, "Ayrıca Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi ile elde edilecek sonuçların bilimsel ve popüler yayınlar, müze teşhirleri ve sempozyumlar vasıtasıyla bilim çevreleriyle ve toplumla buluşmasını sağlayacağız." diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı ve Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, Türkiye'deki Neolitik Dönem kazılarına ilişkin detaylı bir sunum yaptı.

Türkiye'deki birçok kazıda imzası olan ve danışmanlık yapan İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Celal Özdoğan da 2023 yılında Şanlıurfa'da dünya genelinde katılımın olacağı büyük çaplı bir Neolitik Dönem Kongresi planladıklarını söyledi.

Programda uluslararası katılımcılar adına Rus Bilimler Akademisi - Sibirya Bölümü Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Andrei V. Tabarev selamlama konuşması yaptı.

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin ise kentin tarihinin keşfine yönelik önemli çalışmaların gerçekleştirildiğini ifade ederek, kentin tarihi birikimini gelecek nesillere taşımaya çalıştığını belirtti.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül de kentin 12 bin yıllık geçmişinin olduğunu vurgulayarak, şehrin derinliğinin ve anlamının bulunduğunu dile getirdi.

Piyanist Iraz Yıldız'ın kısa performans sergilediği program, Ersoy'un Neolitik İnsan Sergisi'ni ziyaretiyle sonlandı.

Taş Tepeler

Karahantepe'deki kazılardan çıkan buluntular, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sergilenecek.

12 bin yıl önce barınağın konuta dönüştüğü, gerçek köylerin ortaya çıktığı sürecin başlangıcı olduğu düşünülen Taş Tepeler'de, insanlığın ilk kap kacak kullanımı ve temel ticaret girişimleri gerçekleştirme becerisine dair buluntular yer alıyor. Bölgede bulunan anıtsal yapıların, insanların bir araya geldiği komünal mekanlar olduğuna inanılıyor.

Neolitik Çağ Araştırmaları projesinde düzenlenecek Uluslararası Dünya Neolitik Kongresi'nde de çok sayıda bilimsel toplantı yapılması ve Şanlıurfa'nın Neolitik Çağ'a ait emsalsiz kültürel hazinelerinin paylaşılması planlanıyor.

x