Reklam

Herkes evinin önünü süpürürse şehir tertemiz olur

  • 12.07.2021 23:01
  • Okunma: 511 kez

Mehmet Hasan


Herkes evinin önünü süpürürse şehir tertemiz olur

Korona salgınının yaşamımıza girmesi 2020'nin başlarıydı. Yani neredeyse bir buçuk yıldır bu illetle yaşıyoruz. Ha geçti geçecek derken hayatımızı büyük ölçüde etkisi altına aldı. Aşıların bulunması ve insanlara uygulanmaya başlaması umut oldu, ancak o umudu şu sıralar ortaya çıkan mutantlar gölgeliyor. Hindistan'da ortaya çıktıktan sonra Avrupa'yı da etkisi altına alan Delta adlı virüs varyantı şu sıralar gerek uzmanları gerekse vatandaşları tedirgin ediyor. 

Gerçi görüştüğümüz hekimlerimizin açıklamaları aslında o kadar da korkulacak bir durumun ortada olmadığını söylüyor. Gazetemizin merkezinin de bulunduğu Almanya Witten kentinde kendi muayenehanesinde sağlık hizmetleri veren tecrübeli hekim kardiyolog Dr. Tuncay Yeşilöz de onlardan biri. Dr. Yeşilöz'e göre “mutantlardan çok korkmayalım ama tedbiri de elden bırakmayalım”. 

Almanya başta olmak üzere çok sayıda ülkede yapılan araştırmalardan çıkan sonuç, mevcut aşıların korona mutantlarına karşı da etkili olduğu yönünde. Özelikle Almanya'da yaşayan gurur kaynaklarımızdan değerli bilim insanları Dr. Özlem Türeci hanımefendi ile eşleri Prof. Dr. Uğur Şahin'in kurup yönettikleri BionTech şirketince üretilen aşının Delta ve bir çok varyanta karşı etkili olduğu çok kez kanıtlandı. 

Ancak buna rağmen, Dr. Tuncay Yeşilöz'ün de dediği gibi bizim tedbiri elden bırakmamamız şart. Nedir bunlar? Maskeye devam. Zira Delta mutantı virüsün özgün halinden veya diğer baskın mutant olan Alfa'dan çok daha kolay bulaşabiliyor. Ama maske ile bulaşma riski çok azalıyor. İnsanlar bunalınca hükümetler de tedbirleri gevşetme yoluna gitti. Aslında gitmeye zorlandı. Elbette bunda ekonomik kaygılar da gözardı edilemez.  Dolayısıyla insanlar hareket etmeye başlayınca, kalabalıklar oluşunca ve toplu faaliyetler artınca virüs de yeniden uyandı. Varyantların da etkisiyle şu anda hafif de olsa, en azından Delta varyantlarında bir artış söz konusu. 

Eğer böyle giderse çok değil, bir ay sonra yeni bir dalga ile karşı karşıya kalabiliriz. Nitekim bazı ülekelerde o korkulan oldu. Almanya artan vaka sayıları nedeniyle İspanya'nın tamamını, sevilen tatil adası Mayorka da dahil, yeniden risk bölgesi ilan etti. Bu ülkeye gidip tatil yapanlar döndüklerinde karantinaya girmek zorunda kalacak. Portekiz'de de vakalar artış eğiliminde. 

Almanya'da ise Delta varyantı, vaka sayıları endişe verici oranda artmasa da giderek yayılıyor. Bugün bir uzmanın televizyonda, çok yakında Almanya'daki tüm vakaların kaynağının bu Delta varyantı olacağına ilişkin görüşlerine tanık oldum. Halihazırda Delta Almanya'da baskın mutant haline gelmişti zaten. 

Bunları size korku vermek, endişelerinizi artırmak için yazmıyorum elbette. Ortada bir sorunumuz var. Ortak bir sorun bu. Bir Alman atasözü şöyle der: Eğer herkes evinin önünü süpürürse o şehir temiz olur... Yani şehrin ortak sorunu olan temizlik, herkesin el vermesiyle çözülebilir. Şu anda şehrin değil, dünyanın bir büyük ortak sorunu var, o da korona illeti. Ama atasözünde dendiği gibi, herkes üzerine düşeni yaparsa dünyayı temizleyebiliriz. Yani, üzerimize düşeni yaparak! Yani mesela aşıdan başlayarak. Çünkü bazı topluluklarda kulağıma şöyle sözler geliyor: “Aşıya karşıyım, inanmıyorum bu salgına...” Ne demeli bu görüşe bilemiyorum. Oysa her şey ortada. Dünyanın önünde koca bir çöp yığını var ve hala ben o çöp yığınını görmek istemiyorum diyen insanlar da var. Ama biz görmek istemesek de bir gün o çöp yığını bizi de yutacaktır. Eğer görmezden gelirsek koronanın bizi bitirebileceği gibi. Buna izin vermemeliyiz.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları
x