Reklam

Gümülcine Medrese'sinde neler oluyor?

  • Güncelleme: 14.09.2019 02:02
Yunan Yönetimi, Batı Trakya'daki Azınlık eğitimine öldürücü darbe vurma hazırlığı içinde olduğunu hissettiren, plan ve programa dayalı adımlar atmaktadır.
Gümülcine Medrese'sinde neler oluyor?

 

Batı Trakya Türk ilkokullarını öğrenci azlığı nedenini gerekçe göstererek birbiri arkasına kapatmakta ve Azınlık çocuklarını Yunan devlet okullarına yönlendirmek için özel bir gayret sarf etmektedir.

Batı Trakya Türk‘lerini mutlak denetimi altına alma uğraşı veren Yunan Yönetimi, Batı Trakya Türk‘lerinin dini yaşamları üzerinde mutlak bir kontrol tesis  etmeyi hedeflemiş bulunmaktadır.

Medrese ile alakalı olan son dönemdeki tüm gelişmeler,  Yunan devletinin, Batı Trakya Türk‘lerinin Türk etnik kimliğini ve  Azınlık‘taki Türk kültürünü törpüleme ve yok etme çabalarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

 Gümülcine Medrese‘sindeki ilk devlet operasyonu, Medrese‘deki ders müfredatından Türkçe derslerin saatlerini kısıtlama ve Medrese'nin son sınıfında ise Türkçe derslerin yapılmasına son vermek şeklinde gerçekleşmiştir.

Yunan Yönetim‘inin, Müslüman mahallesi'nde salyangoz satmak olarak tanımlanabilecek türden olan bu saldırısı, doğal olarak, Medrese‘de eğitim görmekte olan tüm öğrencileri etkilemiş ve bir uyarı boykotu yapmalarına neden olmuştur.

Yönetim bu boykotu gerekçe göstererek, Medrese‘ye arzu ettiği şekli vermek üzereyken, öğrenciler boykota son vermişlerdir. Yönetim ise bu durum karşısında planlarını devreye sokabilmek için fırsat kollamaya başlamıştır. 2019 2020 ders yıllarının başlaması münasebetiyle yapılan töreni provoke eden Yönetim, ders yılı açılış törenine, tayinli Gümülcine Müftü Naibi ile 240 İmam yasası ile istihdam edilen kişilerin de çağrılmasını sağlamıştır.

Kanaatimize göre, Yönetimin amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Azınlık aleyhtari provokasyonları koordine eden Yunan idarecilerinin hedefi  Medrese'nin bir orta Eğitim kurumu olmasını sonlandırmaktır.

Yunan Yönetimi, Gümülcine Medrese‘sinin Lise düzeyindeki bir orta Eğitim kurumuna dönüştürüldüğü tarihten itibaren, Yunan ulusal çıkarlarına katkı yapmadığını gözlemlemiş bulunmaktadır.

Medrese‘den mezun olanların ezici bir çoğunluluğun Türkiye'deki üniversitelere gitmeye başlaması ve bunların, Doktor Avukat ve mühendis olmaya yönelmeleri, Yunan Yönetimini had safhada rahatsız etmiştir. 

Çünkü Gümülcine Medrese‘sinden mezun olanlardan din adamı olmayı tercih edenlerin de Yüksek Öğrenim yapmak için, Suriye'yi, Mısır'ı veya Suudi Arabistan'ı değil de,Türkiye'yi tercih etmeye başladıkları görülmüştür.

Türkiye'de, dini inançlara saygılı muhafazakar bir hükümetin işbaşına gelmesi, Yunan Yönetiminin yakın ilişkiler gerçekleştirmeye özen gösterdiği Mütedeyyin Azınlık insanlarının tamamına yakını Türkiye'ye kaptırması ile sonuçlanmıştır. Bu durum, Yunan Yönetiminin rahatsızlığının tavan yapmasına neden olmuştur. 

Yunanli idareciler, kendileri açısından oluşan bu menfi durum karşısında, Gumülcine Medrese‘sini, sadece, Batı Trakya Türk toplumuna, Yunan sempatizanı din adamı yetiştiren, içi boş, göstermelik bir Eğitim kurumuna dönüştürmeyi hedeflemektedirler.

Sizan haberlere göre, ilk fırsatta, lise konumundaki Gümülcine Medrese'sinin, liselere denk olma durumuna son verilecek ve bu okul Selanik'te kurulan ilahiyat mektebine öğrenci hazırlayan, 4 veya 5 yıllık, sadece Yunanca ve Arapça derslerin verileceği bir okula dönüştürelecektir. Yunan devleti, Batı Trakya Okullarındaki Din dersi öğretmenlerini ve Batı Trakya Camilerinin imam ve Müezzinlerini mutlak denetimi ve kontrolu altına almayı hedeflemektedir. 

Yunanca dilinde din dersi anlatan, Batı Trakya Türklerinin Camilerinde Yunanca dilinde hutbe okuyan, Yunanca vaaz veren din adamları yetiştirme planları yapan Yunan Yönetiminin, Türkiye'de dini eğitim almış olan hiçbir şahsın din dersi öğretmeni olmaması ve Batı Trakya Camilerinde İmam veya Müezzin olarak istihdam edilmemesi için planlar yapmakta olduğu bilinmektedir.

Batı Trakya Türklerinin dini hayatını mutlak kontrol altına almayı hedefleyen Yunan Yönetiminin  Selanik Pedagoji Akademisi mezunları ile Azınlık okullarını teslim aldığı günleri hatırlamakta 5 veya 4 yıllık Medrese veya Selanik ilahiyat Okulu mezunları ile Batı Trakya'nın tüm cami ve okullarını teslim alma hesapları yapmaktadır.

Yunanlı idareciler, Batı Trakya'daki Azınlık Okullarından, Türkiye mezunu öğretmenleri uzak tutan ve dışlayan bir sistemi geçmişte başarıyla uygulayabildiklerine  bakarak, aynı başarıyı,  Batı Trakya Camilerinin İmam ve Müezzinlerinin tayinlerinde de gösterebileceklerini sanmaktadırlar. Yunan  Yönetiminin amacı, Türkiye'de İmam Hatip Lisesi veya ilahiyat bitirmiş hiç bir kişinin Batı Trakya Camilerinde İmam ve Müezzinlik yapmamasıdır.

Bu rüya ile yatıp kalkan Yunanlı yetkililerin, gecikmelere tahamulleri olmadığı için ilk aşamada, Mısır'dan din dersi öğretmeni, hatta Cami imamları getirebilmek için girişimlerde bulundukları bilinmektedir.

Kendi kendine gelin güvey olan Yunan yönetiminin hesap etmedigi ve tüm Azınlık karşıtı Yönetim hesaplarını berhava edebilecek bir husus mevcuttur. O husus da şudur:

Batı Trakya Türk Azınlığında, Azınlık tarihinde ilk defa olarak, çelikten bir birlik ve beraberlik tesis edilmiştir. Yunan devleti bundan böyle, hiç bir zaman, kullanabileceği mazosist bir Azınlık tabanı bulamayacaktır. Medrese‘de yapılan boykot ve Yunan devlet destekli Gümülcine tayinli Müftü Naibinin, tüm Medrese öğrencilerinin katılımı ile Medrese‘ye sokulmaması, yakın bir gelecekte gerçekleşecek olan bu gelişmelerin en çarpıcı sinyalleridir.

Kanaatimizce, Azınlıktakı tabanını ve bunlara ek olarak, Akademi mezunu öğretmenlerin ezici bir çoğunluğunun desteğini kaybeden Yunan Yönetiminin, kırpılarak kuşa çevrilecek Gümülcine Medrese’si - Selanik ilahiyat mektebi ve 240 İmam projesi ile Azınlığımızı asimile etme planı daha doğmadan olumcul yaralar almıştır.

 

Gümülcine Medrese‘sinde okuyan öğrenciler ve onların ana babaları, hiçbir zaman okul saatleri ile oynanmasına ve Türkçenin dışlanmasına müsaade etmeyeceklerdir.

AK Parti iktidarı döneminde, üvey evlat muamelesi görmediği için anavatana ısınan ve son onbeş yıl içinde Türk toplumuna entegre olan, geçmişteki Yunan dirsek temaslı Azınlık kitlesinin de tam desteğine sahıp olan Batı Trakya  Türk Azınlığının mucadeleci kadroları, Yunan Devletinin asimilasyon politikalarını sonlandıracak güce ve imkanlara sahiptir. Yunan yönetimi Batı Trakya Türklerinin camilerine el uzatmaya kalkacak olursa, karşısında sadece Türkiye'de eğitim görmüş yüzlerce İmam Hatip Lisesi ve İlahiyat mezununu değil, geçmişte ittifak kurdugu Selanik Pedagoji Akademisi mezunlarının ve medrese mezunlarının tamamını bulacaktır.

Kanaatimize göre, bundan böyle, Yunan ırkcı çevrelerince tasarlanan Batı trakya Türklerini asimile etme politikasında, Yunan Yönetimine alet olacak olan Azınlık mensuplarının sayısı hiçbir şekilde bir elin parmaklarını geçmeyecektir.

Yunan Yönetiminin yapacağı en akıllıca iş, Batı Trakya Türk Azınlığını karşısına almaktan kaçınmak ve Batı trakya Türk Azınlığının Eğitim ve dini kurumlarındaki art niyetli politikalarını, bir an önce sonlandırmak olacaktır.

TRT Yunanistan Temsilcisi

Nazmi Arif