Reklam

Avrupalılar Ayasofya'dan neden rahatsız

  • 26.07.2020 20:09
  • Okunma: 471 kez

Mehmet Hasan


Avrupalılar Ayasofya'dan neden rahatsız

Avrupa'da yaşayan biz Türkler anavatanımızla yatıp, anavatınımızla kalkarız. Bu yüzden de genellikle “Uyum sağlamamakla” suçlanır, “Entegrasyona direnmekle” ithaf ediliriz.

Uyum ve entegrasyondan asimilasyon kast ediliyorsa, bu ithamlar haklıdır, doğrudur...

Zira biz Türkler kolay kolay asimile olmayız. Olmamak için de elimizden geleni yaparız.

Burada sözüm, uyumu Almanca tabirle “Tek istikamet” yol olarak gören Avrupalı bazı yöneticilere.

Yani hep Türklerden bekleyen, ama kendileri hiç adım atmayan o yöneticilere lafım...

Meseleyi fazla döndürüp dolandırmadan niyetimi aktarmak isterim:

Malum son bir haftadır Avrupa'da da gündem Ayasofya.. Biz Avrupalı Türkler Ayasofyanı'nın yeniden ibadete açılmasını büyük bir coşkuyla karşıladık. Ama sevincimiz hep bir dışlanma, ötekileştirme, ayrıştırma, hatta çirkin suçlamalara maruz kaldı. O yüzden tam anlamıyla mutluluğumuzu bile yaşayamadık.

“Ayasofya iyi ki ibadete açıldı, iyi ki  o mabet yeniden Allah'ın evine dönüştürüldü” bile diyemedik. Çünkü hep bir saldırı söz konusu oldu. Basın, politikacılar hep bir suçlama ve iftira yolunu seçti.

Biz Avrupalı Türklerin hassasiyetlerini hiç anlamadılar. O mabedi ne kadar özlediğimizi, tıpkı ana vatanımıza duyduğumuz hasretin boyutunu anlayamadıkları gibi görmezden geldiler.

Biz Almanya'da üç bine yakın cami kurduk. Bu camilerden onlarcasının adına da Ayasofya dedik. Memletimizde, Ayasofya'da toplu ibadetlerimizi eda edemezken, burada bu minik, mütevazı Ayasofyalarda namazlarımızı kıldık, hasretimizi dindirmeye gayret gösterdik.

Elbette sağduyulu Avrupalı dostlarımız da var. Özellikle bazı Hıristiyan din adamlarının açıklamaları umut veriyor. İbadethane olarak inşa edilen bir yapının asıl amacına uygun olarak kullanılmasının son derece doğru olduğunu ifade eden bu örnek insanların sayılarının artmasını dilerim.

Ancak sadece dilemekle kalmamalıyız, anlatmalıyız, anlatmalıyız. Bıkmadan, usanmadan... Türklerin tüm semavi dinlere gösterdiği saygıyı, Hıristiyan tebaaya sağladığı kolaylıkları anlatmalıyız dilimiz döndüğünce...

Mesela şurdan başlayabiliriz: Eğer biz Türkler, bazılarının dediği gibi yağmalayan, yakıp, yıkanlar olsaydık bugün o, Türkiye'ye saldırmak için “kullanıp, istismar ettiğiniz” Ayasofya olmayacaktı. Oralarda şimdi alış veriş merkezleri, yalılar, konaklar olacaktı. Biz sahip çıktık, koruduk, geliştirdik, yücelttik. Bu, Türk milleti var olduğu sürece böyle devam edecek.

Yazarın Yazıları